
...
-Gözleri ne renkti?
Hazırlıksız yerimden vurmuştu bu soru. Durduk yere gelmişti. Ama hiç de eksik olmazdı tuhaf sorular alkol muhabbetlerimizden.
-Mor... Mordu sanırım.
Yüzünde yine o tuhaf bakış. Anlamadığı belliydi.
-Mor mu? Nasıl mor?
-Mor işte. Parlak mor.
Aslında ne sorduğunu anlamıştım. İlk ilişkimin sonunda bu tür sorular bunaltıcı gelmiş, sıkmıştı. ilkti sonuçta.
-Ya yani nasıl mor olabilir ki? Espri yapma şimdi.
Tükürür gibi konuşmak bu olsa gerekti. Alkole direnen ama birlikleri yılmış bi metabolizması vardı o zaman. Sigarasından çekerken yüzüme bakıyodu bi yandan da.
-Mor olarak hayal ederdim, aklımda da öyle kalmış. Siyah veya lacivertti sanırım. Hem niye sordun ki şimdi?
Küllüğü aradım el yordamıyla. Daha doğrusu, boş sigara pakedinden yaptığım kutuyu. Biraz önce dizimin yanındaydı.
-Dalgın gibisin de, onu mu düşünüyosun diye merak ettim. Hem neden mor? (Küllüğü uzattı sigarasını söndürüp.)Başka bi renk mi yok?
-Mor işte.
-Peki. Annen gelmez, değil mi?
Önümüzde bira kutularıyla yakalanmak, o ergenlikte, ikimiz için de hayatın sonuydu. Bi de sigaralar vardı üstelik. Annem gelirse bize kızıp sonra eve göndericekti onu. Daha sonraki saatler ben annemden fırça yemeye devam ederken, o da kendi annesine sırnaşmakla meşgul olucaktı. Her zamanki ön hazırlık numaralarını çekicekti işte.
-Kapının sesini duyarız eve birisi gelirse, sen şunun sesini kıs da.
O gece kimse eve gelmedi. Belki birisi gelse, hatta bizi yakalasa, belki anı mahiyetinde bi olayımız olurdu sonraki günler konuşabileceğimiz.
-Kardeşin nerde, o niye gelmedi?
Kardeşi inekti, uzun uzadıya bi sohbetimiz de olmamıştı onunla.
-Avukat hanım mı? Abicim herkes biz değil ki. Harıl harıl sınava hazırlanıyo o. Sinir bi durum; ikiziz ya, her şeyiberaber yapıcaz sanıyolar.
-Yapmıyo musunuz?
Aslında yapmazlardı; Ecem İlkay'a göre asi kalıyodu. İlkay planlı-programlı, ne zaman,ne yapıcağını bilirdi. Ecem ise her zaman eğlenir-eğlendir, keyfine düşkün biriydi. Söyleyecek sözü bulunurdu torpido gözünde. Zaten ben de sinir etmek için sormuştum bu soruyu. Ve işe de yaramıştı.
Son sigaramı söndürdüm. Cidden sondu. O sigaradan sonra lise dönemlerinde içtiğim 2 sigara olmuştu. İlk pakedimi de onsekizime girdiğimde bitirmiştim. İlkay ise avukat olmak için istanbul'da hukuk okuyodu. Ecem ise hala komik.
O değil de..
ARTIK BURADAYIZ..
Kimse sadaka vermiyo ruhu topallayana...
Sen düşerdin, kalbim çizilirdi.
Unuttun vişne ağaçlarını ve masalları..
5 Ekim 2010 Salı
Alkol İkindisi
Anlatan: Lâm! zaman: 10:14
İçerik: BeyazTavşanıTakipEt
Subscribe to:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 Comments:
Post a Comment