"Bi yerde artık tartışılmaz bir usûl oluşmuşsa yeni bir usûl yaratın" dedi, zira bi şeyi yapmanın şekli, yani usûlü, amacının önüne geçmekte; amaçtan çok usûlü kutsanır olmakta. Sonra o şeyi sevmek, yetmez olmakta; o sevginin herkes gibi gösterilmesi ,sevmekten daha önemli sanılmakta...
Kardeşlerim... Usûl, kavga sebebi yaratmakta. Usûl, gelse gelse, yol manasına gelir ve eğer gerçeğe gitmekse maksadınız, herkes kendi yolunu bulmalıdır. "Siz bi anayol yapar ve gerisini yasak ederseniz eğer," dedi, "ya yol, yolsuzluk ya da yolsuzluk, yol olur." dedi...
O değil de..
ARTIK BURADAYIZ..
Kimse sadaka vermiyo ruhu topallayana...
Sen düşerdin, kalbim çizilirdi.
Unuttun vişne ağaçlarını ve masalları..
13 Mart 2010 Cumartesi
Usûl-u Usûl
Anlatan: Lâm! zaman: 15:36
İçerik: Düşünce, Kavram, Tiyatro, Yılmaz Erdoğan
Subscribe to:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 Comments:
Post a Comment